Hikayemiz

Aynı sekiz eklentiyi bin kez kurdum

Binlerce WordPress sitesi kurdum. Her birinde aynı listeye geldim — ve bir noktada listeyi tek bir eklentiye çevirdim.

Genel Bakış

Bir WordPress sitesi kurmak birkaç saat sürer. Onu çalışır hale getirmek günler alır.

Yıllardır bu işi yapıyorum. Küçük işletmeler, ajans işleri, kendi projelerim. Her seferinde temayı seçtikten ve içeriği girdikten sonra aynı listeye geldim: SMTP eklentisi, SSL eklentisi, yedekleme eklentisi, giriş adresini gizleyen eklenti, yönetim panelindeki bildirim kalabalığını temizleyen kod parçası. Sekiz, on, bazen on beş şey.

Hepsi ayrı kuruldu. Hepsi ayrı güncellendi. Bir kısmı ayrı ödendi.

Bardağı taşıran şey bir taşıma oldu

Bir siteyi başka bir sunucuya taşımam gerekiyordu. Kullandığım eklenti yedek almayı ücretsiz sunuyordu ama geri yüklemeyi değil. Yani yedeği bilgisayarıma indirdim, FTP açtım, dosyaları elle yükledim, veritabanını elle içe aktardım. Eklenti zaten yedeği almıştı; sadece onu geri koymama izin vermiyordu. Bunu bir kez yaparsanız sinir bozucu olur. Yüzüncü kez yaptığınızda bir karar verirsiniz.

Yedek, sunucuyla birlikte kaybolmamalı

cPanel yedek alır ama sunucunun kendi diskine. Google Drive'a ya da başka bir FTP'ye otomatik yedek istiyorsanız ya ücretli bir eklenti alırsınız ya da elle uğraşırsınız. Sunucu çökerse yedek de onunla gider; bu, hiç yedek almamakla neredeyse aynı şey. Uzak depolamaya otomatik yedek bir tercih değil, yedeklemenin kendisi.

Mail göndermek yirmi dakikalık iş olmamalı

WordPress'in kendi mail fonksiyonu çalışmaz, bunu herkes bilir. Google Workspace ya da Microsoft 365 bağlamak istediğinizde ücretsiz eklentilerle OAuth kurulumuna girersiniz: uygulama oluştur, izin ver, anahtarları kopyala, yönlendirme adresini ayarla. Yirmi dakikalık bir iş ve her müşteride baştan. Bu kurulumun tek tıkla halledilebileceğini fark etmek uzun sürmedi.

Üç yüz sayfada bir numarayı değiştirmek

Bir müşteri telefon numarasını değiştirmek istedi. O numara üç yüz sayfada geçiyordu. Bilmeyen biri sayfaları tek tek açar. Ben veritabanına SQL yazardım; bu da yanlış bir koşulla siteyi bitirebilecek bir iş. Toplu bul ve değiştir, önizlemeli ve geri alınabilir olduğunda, on dakikalık bir işe dönüşüyor.

Teslim ettiğiniz panel bir ilan panosu olmamalı

Her eklenti kendi bildirimini, kendi reklamını, kendi puanlama isteğini koyuyor. Müşteriye teslim ettiğiniz yönetim paneli, çalışılacak bir yer olmaktan çıkıp bir duyuru duvarına dönüşüyor. Temizlemek için temanın işlev dosyasına kod eklerdim ve o kod bir sonraki tema güncellemesinde giderdi. Kalıcı olması için başka bir yerde durması gerekiyordu.

Listenin geri kalanı da aynı hikaye

PHP limitleri, htaccess düzenlemesi, giriş adresini değiştirmek, siteye özel kod eklemek, önbellek, yönlendirmeler, favicon, veritabanı temizliği. Hiçbiri egzotik değil. Hepsi, bir WordPress sitesi kuran herkesin er ya da geç karşılaştığı şeyler. Ama çözümleri on beş ayrı yere dağılmıştı: on beş ayrı ayar ekranı, on beş ayrı güncelleme bildirimi ve birkaçı için on beş ayrı fatura.

On beş eklenti yerine tek eklenti

On beş modül, tek eklenti, tek fiyat. Yedekleme ve geri yükleme, uzak depolama, SMTP, SSL, toplu bul ve değiştir, panel temizliği, PHP limitleri, htaccess düzenleyici, giriş yöneticisi, kod ekleme, önbellek, popup, favicon, yönlendirme, veritabanı temizliği ve dil derleyici. Her modül kapatılabiliyor, yani kullanmadığınız hiçbir şey yüklenmiyor. Kendim için yaptım; aynı listeyi yüzüncü kez kuran birileri daha varsa, onlar için de.

Ne aldığınızı görün

On beş modülün tamamı her planda var. Tek fark, kaç canlı sitede kullanabileceğiniz.